İnsanın Allah Tealâ’ya Tevessül Ederek Duâ Etmesi

İnsanın Allah Tealâ’ya Tevessül Ederek Duâ Etmesi

îbni Ömer’den (Radıyallahu Anhüma) rivayet edilen “Mağara arkadaşları” hadisinde şöyle anlatmıştır:

“Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in şöyle buyurduğunu dinle­dim: “Sizden önceki ümmetlerden üç kişi, yola çıkıp yürüdüler. Nihayet bir mağarada barınıp gecelemek zorunda kaldılar ve oraya girdiler. Son­ra dağdan bir kaya parçası yuvarlanıp mağarayı üzerlerine kapadı. Ara­larında dediler ki, bu kayadan kurtulup çıkmanız için tek çare, yaptığınız amellerin en iyisi ile (tevessülde bulunarak) Allah Tealâ’ya duâ etmeniz-dir. Aralarından bir adam şöyle dedi: Allah’ım! Benim çok yaşlı ihtiyar ana-babam vardı. Onlardan önce ne aileme ve ne de mallarıma su ver­mezdim.” Böylece İbni Ömer, onlar hakkındaki uzunca hadisi anlattı. Onlardan her biri salih ameli hakkında: Ya Rabbi, eğer senin rızam iste­yerek ben bu işi yapmışsam, içinde bulunduğumuz tehlikeden bizi kur­tar, diye duâ etmişti. Onlardan her birinin duası sonunda o mağaradan bir kısım açıldı. Nihayet üçüncünün duası sonunda mağaranın tamamı açıldı ve çıkıp gittiler.”[7]

İmamlarımızdan El-Kadi Hüseyin ve başkası yağmur duası konusunda bu manayı taşıyan şu sözü söylemişlerdir: Darlık içine düşen bir adamın kendi salih ameli ile duâ etmesi müstahabdır. Bu geçen hadisi de delil gös­termişlerdir. Böyle amellere dayanarak duâ etmek üzerinde söz söyle­nebilir; çünkü bir nevi amele dayanarak istemek oluyor ki, bu da mutlak surette Allah Tealâ’ya ihtiyacı terk etmek demektir. Duadan asıl maksad ise ihtiyaçtır. Peygamber bu hadisi şerifi, o mağara arkadaşlarını övmek için buyurmuştur. Ancak Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in bu­nu anlatışı da, salih amele tevassül ile duanın doğru olacağına bir delil­dir. Başarı Allah’dandır.

Duâ konusunda selefden nakledilen sözlerin en güzeli, Evza’i'den ri­vayet edilendir. Allah Tealâ ona rahmet etsin, o şöyle demiştir:

İnsanlar yağmur duasına çıktılar. İçlerinden Bilâl İbni Sa’d kalktı son­ra Allah’a hamd edip senada bulundu. Sonra şöyle dedi: Ey hazır olan topluluk! Siz günahları ikrar etmiyormusunuz? Onlar evet ediyoruz, de­diler. Bunun üzerine Bilâl şu duayı yaptı: Allah’ım, senin şöyle buyurdu­ğunu dinledik:

“İyilik edenleri kınamaya bir yol yoktur.”[8] Biz günahları ikrar et­tik. Senin mağfiretin ancak bizim gibilere olur, (bizim gibilerden başka­sına olur mu?) Allah’ım bize mağfiret et, bize buyur ve bize yağmur ver. Böylece ellerini kaldırdı, insanlar da merhamet ellerini kaldırdılar. Sonra yağmura kavuştular. Şairler bu mana üzerinde şiir söylemişlerdir:

Günahkârım, çok yanılmışım; fakat afv geniştir. Eğer günah olmasaydı, afv vaki olmazdı…


Bu yazı toplamda 76 kez, bugün ise 3 kez görüntülenmiş...

Bu Konuyu Paylaş
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Twitter
  • Digg
  • del.icio.us
  • FriendFeed
  • Yahoo! Buzz

Bunlar Okunabilir

Etiketler: , , , , , , ,

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.

Yorumlar

Henüz Yorum Yok.

Yorum Yazın

(gerekli)

(gerekli)